Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı’nda veri egemenliğinin siber bağımsızlık için kritik önem taşıdığını vurguladı.
Bilgi Güvenliği Derneği tarafından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı’nda siber güvenlik konuları ele alındı. Konferansta yapay zekanın siber savunmadaki rolü, kritik altyapı güvenliği, ulusal kriptoloji stratejileri ve veri mahremiyeti gibi başlıklar tartışıldı.
Bu yıl 19’uncusu düzenlenen etkinlikte konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, verinin artık stratejik, ekonomik ve milli bir mesele haline geldiğini belirtti. Uraloğlu, “Veri artık yalnızca arşivlenen bir yığın değil üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir. Bu verinin nerede barındırıldığı, hangi standartlarda işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğu meselesi artık yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda stratejik, ekonomik ve milli bir meseledir ve hiç şüphesiz, verinin egemenliğini tesis eden ülkeler yarının kazananı olacaktır” dedi.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin siber güvenlik alanındaki çalışmalarına değinerek, veri merkezlerinin dijital güvenlik ve teknolojik bağımsızlık açısından önemini vurguladı. Uraloğlu, “Türkiye’nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişletiyoruz” ifadesini kullandı. Siber Güvenlik Başkanlığı’nın kuruluşunun, ülkenin siber dünyadaki milli çıkarlarını koruma iradesinin somut bir göstergesi olduğunu belirtti.
Haberleşme sektörüyle ilgili çalışmalara da değinen Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) düzenleme, gözetim ve denetim faaliyetlerini sürdürdüğünü hatırlattı. Uraloğlu, Kurul kararıyla yetkilendirilen tüm işletmecilerin ekonomik büyüklüklerine bakılmaksızın ilave güvenlik tedbirleri almakla yükümlü kılınmasının, sektörel güvenlik seviyesini yükseltme ve altyapıların siber dayanıklılığını artırma açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.
Bakan Uraloğlu, çocukların dijital ortam risklerinden korunması amacıyla 15 yaş altına sosyal ağ hizmeti sunulmasının sınırlandırılması ve yaş doğrulama sisteminin uygulanması gibi tedbirlerin hayata geçirildiğini hatırlattı. Uraloğlu, “Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımızdır. 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması sınırlandırılmıştır. Çocuklarımızın sağlıklı gelişimini ön planda tutmak, ailelerimizin yanında olmak ve platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamak, milli güvenlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçasıdır” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, geleceğin güçlü devletlerinin teknolojiyi kendi iradesiyle yönetebilenler olacağını ifade etti. Önal, son dönemde yaşanan siber saldırılara örnek vererek, bir ülkenin gıda tedarik zincirine yapılan sessiz müdahalelerin artık sofranın güvenliği meselesi haline geldiğini belirtti. Türkiye’nin dijital egemenlik yolunda önemli adımlar attığını dile getiren Önal, Siber Güvenlik Kurulu’nun kritik altyapıların korunması ve yerli teknolojilerle kapasite geliştirilmesini önceliklendirdiğini söyledi. Veri egemenliğinin de stratejik bir değer olarak masaya yatırıldığını vurgulayan Önal, siber güvenlik, dijital dönüşüm ve yapay zekanın artık ayrı ayrı değil, aynı masada konuşulduğunu belirtti.
Önal, hiçbir sistemin yüzde 100 güvenli olmadığını kabul ederek, asıl sorunun saldırıya uğradıklarında ne kadar çabuk toparlanılacağı olduğunu söyledi. Önleme kadar tespit, müdahale ve toparlanma kabiliyetlerine yatırım yapılması gerektiğini, yedeklik, kriz tatbikatları ve kuantum sonrası şifreleme planlarının bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, haberleşme altyapısının güvenle büyümesi için ilave güvenlik tedbirleri aldıklarını belirtti. Koçyiğit, 6 Şubat depremlerinin tecrübesinden hareketle, 5G yetkilendirmesinde işletmecilere afet anında sahaya hızla ulaşabilecek bir haberleşme gücünü hazır tutma yükümlülüğü getirdiklerini kaydetti. Ayrıca, olağanüstü durumlar için işletmecileri beş yılın sonunda uydu bağlantısıyla çalışabilen 450 mobil baz istasyonunu hazır tutmakla yükümlü kıldıklarını paylaştı.
Washington’da katıldığı MILCOM 2026 etkinliğinde, elektronik karıştırmanın yapay zeka ile tespiti, GPS sinyallerinin karıştırıldığı ortamlarda konumlama ve kuantum bilgisayarlara dayanıklı şifreleme gibi konuların öne çıktığını aktaran Koçyiğit, ASELSAN ile geliştirilen Milli Monitör Sistemi’nin frekansları izlediğini ve izinsiz yayınları tespit ettiğini belirtti. Fergani Uzay ve Uluğ Bey Küresel Konumlama Sistemi için milli uyduların uzaya gönderildiğini de sözlerine ekledi.
Koçyiğit, şebekede çalışan cihazların egemenlik meselesi olduğunu vurgulayarak, 5G’de yerli malı oranının yüzde 60’a, Milli Haberleşme Ürünü oranının ise yüzde 15’e çıkmasını şart koştuklarını söyledi. Eylül ayında alınan Kurul Kararıyla, nüfusu 5 binin altındaki yerleşim yerleri ile otoyol, hızlı tren hattı ve tünel gibi güzergahlarda yeni kurulacak baz istasyonlarının Milli Haberleşme Ürünü tanımına uygun ürünlerden temin edilmesine karar verildiğini bildirdi. Koçyiğit, öğrencilere yönelik BTK Akademi’deki ücretsiz yapay zeka eğitimlerine de dikkat çekerek, merak etmeleri ve hata yapmaktan çekinmemeleri çağrısında bulundu.
Ağrı Merkez, Ağrı ve ilçelerinde yaşanan gelişmeleri gün boyu takip eden yerel haber sitesidir. Valilik, belediye ve kurumlardan gelen duyuruları, şehir gündemini ve Türkiye'den öne çıkan haberleri sade bir dille okurlarına ulaştırır.
Yorum Yap