TÜBA Başkanı Şeker: Bilimsel Üretimin Temelinde Etik ve Sorumluluk Var
TÜBA Başkanı Muzaffer Şeker, DEÜ’de yaptığı konuşmada akademik etik, yapay zekânın etkileri ve üniversitelerin toplumsal sorumluluğuna dikkat çekti.
Haber Merkezi, Ağrı

TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde “Akademik Sorumluluk ve Saygınlık” başlıklı bir konferans verdi. Şeker, bilimsel çalışmaların etik ilkelere uygun yürütülmesi gerektiğini vurgularken, yapay zekânın akademik hayattaki etkilerini ve üniversitelerin toplumsal sorumluluğunu da ele aldı.
Etik ve güvenilirlik vurgusu
Şeker, akademik çalışmaların doğruluk, güvenilirlik, özgünlük ve şeffaflık üzerine kurulması gerektiğini belirtti. Ortak çalışmalarda katkıların hakkıyla tanınmasının ve bilimsel sonuçların önyargısız değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Akademisyenlerin yalnızca bilgi üretmekle yetinmeyip, bu birikimi topluma fayda sağlayacak biçimde değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.
Yapay zekâ ve akademik dürüstlük
Yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesinin etik, hukuki ve toplumsal sorunları da beraberinde getirdiğini kaydeden Şeker, kaynak gösterilmeden yapay zekâ içeriklerinin kullanılmasını, güvenilir olmayan kaynakların ortaya çıkmasını ve desteğin şeffaf biçimde belirtilmemesini önemli sorunlar arasında sıraladı. Yapay zekânın destekleyici bir araç olduğunu, bilimsel ürünün doğruluğundan ise araştırmacının sorumlu olduğunu vurguladı. İnsan haklarının, mahremiyetin, güvenliğin ve hesap verebilirliğin gözetilmesi gerektiğini de belirtti.
Üniversiteler ve Türkiye’nin bilim vizyonu
Şeker, üniversitelerin eğitim-öğretim, araştırma ve toplumsal katkı olmak üzere üç temel işlevi bulunduğunu hatırlattı. Değişen bilimsel koşullara uyum sağlanması, eğitimde niteliğin korunması ve Ar-Ge yatırımlarından etkin sonuç alınmasının önemine değindi. Uluslararası iş birliklerinin ve Türk dünyasındaki bilim akademileri arasındaki bağların güçlendirilmesinin de bilimsel etkiyi artıracağını ifade etti.
Konuşmasında TÜBA’nın GEBİP, TESEP, TÜBA-TEKNOFEST Doktora Bilim Ödülleri ve Türk-İslam Bilim Kültür Mirası Projesi gibi programlarına da yer veren Şeker, bu çalışmaların genç bilim insanlarının desteklenmesi ve bilimsel birikimin korunması açısından önemli olduğunu belirtti.




